Magazin TV

05 Temmuz 2009 Pazar

İkoncanlarımız aslında çakma ikon mu?

MAGAZİN TV

Moda ikonu dünyada kendi stilini yaratan ve böylelikle trend öncülüğü yapan insanlara deniyor. Türkiye'de ise gerçek anlamda moda ikonu olup olmadığı ciddi bir tartışma konusu.

Belki de bu yüzden Eda Taşpınar, Deniz Berdan, İvana Sert gibi boy boy fotoğrafları magazin sayfalarını süsleyen kadınlar için "ikon" yerine kimin nasıl ve neden türettiği meçhul bir başka terim olan "ikoncan" kullanılıyor.

Fatih Altaylı ve Hıncal Uluç'un magazin basınına da yüklendikleri ikoncan eleştirilerinin ardından modacılara ve gazetecilere sorduk. Bizim ikoncanlar çakma ikon mu? Magazinciler ikoncanları haber yapmalı mı?

gulinyildirimkaya@haberturk.com

Yıldırım Mayruk Modacı:

Bunlar ikon değil, basının yarattığı bir acayip insanlar


Türkiye'de moda ikonu yok, basının yarattığı bir acayip insanlar var. Moda
ikonu olabilmek için bir stil bir tarz gerekir. Bacağı çarpık koymakla ikon olunmuyor. Türkiye'de birçok kişinin Moda ikonu diye ismi geçiyor. Bu isimlerden Eda Taşpınar'ı ayrı bir yere koyuyorum. Dökme gibi bir vücudu
var. Ama moda ikonu olarak kabul edemem. Diğer adı geçenlere ise gülüp
geçiyorum. Bir de ben moda ikonuyum diye beyanat verenler var. Bu beyanat
verenlerin dışında çok daha düzgün giyinen stili olan insanlar var ki o
zaman onlar kendilerine moda ikonu diye hitap edildiğinde utanç
duymalılar.


Barbaros Şansal Modacı:

Kredi kartına taksitle ikoncan olunmaz

"Moda ikonu stili olan, kendi buluşu, kendi tarzı olan insanlardır.
Giyimiyle stiliyle var olan bu insanların tarzı diğer insanları da etkiler. Moda ikonu demek parlak çanta ve ayakkabılarla dolaşmak demek değildir. Moda ikonu denilen insanların da dolu olması en önemli noktadır. Bebek ve Nişantaşı'nda dolaşmakla moda ikonu olunmaz. Kredi kartına 48 ay
taksit yapıp çaput giymiş kadınlar hiç moda ikonu olamaz. Ben bu
insanların ismini ağzıma bile almam. Ama bu ikonların dünyada örnekleri
var. Madonna, Raquel Welch, Marilyn Monroe gibi isimler hep örnek
olmuştur. Türkiye'den ise Belgin Doruk, Ajda Pekkan gibi isimleri
sayabilirim. Çar-çaput giymişler bu insanların kategorisine girebilir mi?"

Erol Albayrak Modacı:

İkon kendine hayran bırakıp, taklit ettirendir

Biraz Fatih Altaylı gibi olacak ama bilenler bilir, ikon önünde dua
edilecek neredeyse tapınılacak önemli kişi demektir. İnsanlar o kişiyi
takip etmeli yaptıklarını yapmalı hayat görüşünü kopyalamalıdır.
Mesela Grace Kelly buna örnektir. Sarah Ferguson prenses olmasına rağmen
yalnızca zavallı bir prensestir de Diana işte o gerçek bir moda ikonudur.
Günümüzde en iyi örnek Victoria ve David Beckham'dır. Ancak Türkiye'de bir
tane bile moda ikonu yoktur. Türkbükü sahillerinde marsık gibi kararıp el
kadar bikinilerle, üzerlerine geçirdikleri ucuz Hint kaftanlarıyla, köpekleriyle yarı çıplak poz vermek moda ikonluğu demek değildir, ego tatmini yada yalnızca magazin basınına meze olmaktır. Bunlara moda ikonu değil moda kurbanı rüküşler demek modaya karşı boynumun borcudur.

Melis Alphan Milliyet Gazetesi Moda Yazarı

Magazin basını tavır alıp yayınlamamalı

Moda zaten çok yeni bir şey Türkiye'de. Henüz buralı bir moda yok.
Dolayısıyla moda ikonu da çok taze bir kavram. Yeterince sindiremediğimiz
için yerine oturmuyor. Eda Taşpınar, Deniz Berdan vs. giyiniyorlar, abuk
sabuk buluyoruz, sokaklarda da taklit eden olmuyor. Taklit eden, tarzını
takip eden olmadığı zaman zaten moda ikonu diyemiyoruz. Trend-setter
değiller. Dışarıdan bakıp görüyorlar, avantajları çok önceden bakmaları.
İlk giyen oluyorlar böylece, insanların cesaret edemeyeceği şeyleri de
giyerek dikkat çekiyorlar. Sadece dikkat çekmek amaçları. Magazin basını
olarak bu tuzağa düşmemiz lazım. Zaten istedikleri bu, gazeteciler
fotoğrafları çeksin, yayınlasın. Gereksiz yere meşgul ediyorlar ortalığı.
Tavır alınmalı ve koyulmamalı bu haberler. Maalesef ben de bu hataya
düşüyorum. Eda Taşpınar Bebek'te yürüdü diye fotoğrafıyla yayınlamanın
anlamı yok. Kendimi de eleştiriyorum, sadece ciddi haber değeri olan bir
durum varsa görmek lazım.

Esra Çoruh Gazete Habertürk Moda Editörü

Bizimkiler moda ikonu değil moda kurbanı

Maalesef ülkemizde "moda ikonu" olarak gösterilen kişiler sadece davetlerde son model tasarımlarla ve düzgün fizikleriyle boy gösteren "moda kurbanları". Baştan aşağıya sezonun popüler bir tasarımcının koleksiyonunu giyip, en son moda aksesuarlarla tamamlamak, ya da bunları kopyalayarak tasarımcı
kesilmekle moda ikonu olunmuyor.

Bana kalırsa modayı fazla ciddiye alıp müthiş çaba harcıyorlar. Halbuki gerçek moda ikonları çabasız şıklıklarıyla göz kamaştırmayı başaran kişiler. Grace Kelly, Audrey Hepburn,Jackie Onassis ya da günümüzden Kate Moss, Sienna Miller, kimseye benzemeyen stilleriyle gerçek moda ikonları. Sanki 10 dakikada evden çıkmış havasındaki rahat halleri Türkiye'de göremediğimiz bir tarz. Modayı fazla ciddiye almayan bu gerçek stil ikonları, birbirlerinin fotokopisi gibi görünmüyor, giydiklerinde kesinlikle kişilıklerini ortaya koyuyor ve abartıdan uzak duruyorlar. Onlar için mutlaka marka giyilecek, defiledeki elbiseyle ayakkabı tamamlanacak gibi kurallar yok. Üstelik bunlardan da olabildiğince uzak duruyorlar. Bizdeki durum ise tamamıyla farklı. Modayı biranda tüketen ve fazla ciddiye alan "stil ikonlarımız" var. Oskar törenlerinde bile göremeyeceğimiz kıyafetler, takılar bir davete rahatlıkla giyilebiliyor, kuaförden yeni çıkmış gibi duran saç ve makyaj ikilisinden vazgeçilemiyor. Ve o sezonun moda parçaları mutlaka bir arada tamamlanıyor. Gerçek moda kurbanı da böyle olunuyor.

Fatih Altaylı Gazete Habertürk Genel Yayın Yönetmeni

Şu sakaletleri, "ikon" diye önümüze koyup durmayın

Magazin camiasından bir ricam var. Şu sakaletleri, "ikon" diye önümüze
koyup durmayın. Çünkü ikon mikon değiller. Garabetler.

Aklı başında birinin giymeyeceği bir şeyi dikkat çekmek için giyip sokağa
fırlamakla şık olunmaz, ikon hiç olunmaz. Pazardan aldığın bluzun üzerine
kıldan tüyden bir şeyler yapıştırmakla ne modacı olunur, ne moda ikonu.

Paralı bir öküz bulup, Vogue'da, Marie Claire'de gördüğün her şeyi
aldırsan da ikon olamazsın, abuk sabuk giyinip "Vallahi kendim çiziyorum"
desen de. Sen kendini ikoncan zannedersin ama millet arkandan güler
"taponcan" diye.

Hıncal Uluç Sabah Gazetesi Yazarı

İkoncanlar mı boş kafalı, onları 365 gün haber yapanlar mı?

Okan Bayülgen "İkoncanlar boş kafalı" demiş.. Magazin basını durur mu?
Hemen ikoncanlara koşmuşlar, fitneyi yetiştirmişler. İkoncanlar da Okan'a
sövecek ki, dört beş gün sayfaları kurtarsın, bu arada bol keseden İkoncan
resmi bassınlar.. Ama İkoncanlar tongaya basmamış, lafı uzatmamışlar. Yani
İkoncanlar Okan'ın sandığı gibi boş kafa değil.

Şimdi söyle bakalım Okan, boş kafalı olanlar, onlar mı, yoksa, mini ve
bikini giymekten başka hiçbir özelliği olmayan bu üç kadını yılın 365
gününde haber yapan benim magazin medyam mı?

Rahşan Gülşan: Gazete Habertürk yazarı

Carie Bradshaw'a var, Eda Taşpınar'a yok mu?

Öncelikle bu ikoncan lafına çok sinir oluyorum. Moda ikonu deyimini tercih
ederim. Sözünü ettiğimiz kadınları yurt dışındaki örneklerinin "çakma"
versiyonu olarak gösteren ikoncan deyiminin ciddi bir haksızlık olduğunu
düşünüyorum.

Yıllar önce özellikle biz kadınların ayılıp bayılarak izlediği Sex And The City dizisinin baş karakteri Carrie Bradshaw, Chanel, Dior gibi markaların çesaret isteyen kıyafetlerini New York sokaklarında giyerdi. Bizim ölümlü hayatlarımızda giymeyi aklımızdan geçiremeyeceğimiz türden şeylerdi ama izlemesi güzeldi. Deniz Berdan, Eda Taşpınar gibi kadınlar da biraz cesaret biraz da izleniyor olmanın keyfiyle bu kıyafetleri giyiyorlar. Arada taklidini diktirdiklerini görmüş olsak da maddi durumları böyle giyinmeye yetiyor. Evet bazen kıyafetleri çok komik görünüyor. Ama sırf giyim tarzları sıradışı diye bu kadınlara "boş kafalı" muamelesi yapmaya hakkımız olmadığını düşünüyorum. Nasıl türbanlı kadınlara eşit yaşam haklarını savunuyorsak, bu kadınlar da o kadar rahat bırakılmayı hak ediyor. Magazin bu kadınları şımartıyor tepkisine ise hiç katılmıyorum. Bu kadar renkli, sıra dışı ve eğlenceli bir şeyi magazinin görmezden gelmesi çok saçma olurdu.

Gülen Yelmen Marie Claire Türkiye Genel Yayın Yönetmeni

Yabancı basın da aynısını yapıyor

Bence "ikoncan" Eda'nın arkadaşları tarafından bu kadar modayla ilgilenmesine gönderme yapan son derece komik ve yeri gelip kendisiyle bile
dalga geçebilen bir kadının kabul ettiği şeker bir kelime. Belki de Hıncal
Uluç'un dediği gibi her gün gazete eklerinde veya haftalık magazin
dergilerinde yer almaları ise onlar olmasa bir şekilde bu dergilerde
birilerinin yer alacağı içindir. Eskiden Hülya Avşar vardı bir ara da
"medya maymunu" tartışması çıkmıştı. Simdi de ikon kelimesi üzerinde
duruyoruz. Eda Taspinar ve Deniz Berdan'ı sürekli dergi ve gazetelerde
yayımlıyorlar. Yabancı basında da aynı durum söz konusu ikoncan olayı
Türkiye'ye mahsus değil ki. Sürekli yok uyuşturucu, yok seks, yok
giydikleri, yok gittikleri partiler derken sürekli Kate Moss veya Madonna
var oradaki dergi ve gazetelerde de. Onlara da ikon diyorlar.

Etiketler: , , , ,

03 Temmuz 2007 Salı

MAGAZİN TV



7 Temmuz’da dünyaevine girecek olan ‘Çaresiz Evkadını’ Eva Longoria ile basketbolcu Tony Parker St.Tropez’de bekarlığa veda partisi düzenledi. Çiftin ‘sıradışı’ eğlencesi şaşırttı.

7 Temmuz’da Fransa’da düzenlenecek olan muhteşem bir düğünle evlenecek olan ‘Çaresiz Evkadınları’ dizisinin yıldızı Eva Longoria ile basketbolcu nişanlısı Tony Parker geçtiğimiz haftasonu arkadaşlarıyla birlikte gittikleri St.Tropez’de verdikleri bekarlığa veda partileriyle uzun süre konuşulacak gibi gözüküyor.

St.Tropez’in dünyaca ünlü gece kulübü ‘Les Caves du Roy’da erkek ve kız grupları için ayrı ayrı hazırlanan VIP odalarında sabaha kadar arkadaşlarıyla eğlenen çift sabah da tekne gezisine çıktı.



Ünlü şarkıcılar Jamie Fox ve Cut Killer’ın da aralarında bulunduğu grupla denizin ve güneşin tadını çıkartan çift ‘sıradışı’ eğlenceleriyle de ilgi odağı oldu.

Gruptaki erkekler şortlarını indirip suya atlarken Longoria bu anı fotoğraf makinesiyle ölümsüzleştirdi.

Çift Güney Fransa’da bulunun ve 17. yüzyılda yapılan Chateau Vaux-le- Vicomte adlı şatoda yüzlerce ünlü misafirin önünde ‘evet’ diyecek.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Gözlükte 70 ekran video keyfi

MAGAZİN TV

Myvu’nun yeni ürünü “Sihirli Gözlük” ile iPod kullanıcıları, videolarını 70 ekran televizyon boyutunda izleyebiliyor.


Sihirli gözlük Myvu

Otobüs, tren veya uçakla uzun yolculuklar sırasında canınız mı sıkılıyor? Plajda güneşlenirken eğlenmek için ne yapacağınızı bilemiyor musunuz? Sevdiğiniz dizileri seyretmek için geceleri uykusuz mu kalıyorsunuz? Sihirli Gözlük Myvu o zaman tam size göre.

Sihirli Gözlük Myvu Türkiye’nin ilk iPod’a bağlı gözlük ve kulaklığıyla her yerde video izleme şansı yaratıyor. Hafifliği, konforlu kullanımı ve ince yapısı sayesinde rakiplerinden ayrılan Sihirli Gözlük Myvu , alttan ve üstten görüş olanağı sağlayarak dış dünyayla bağlantıyı koparmıyor. Gözlük camları transparan olduğu için video izlerken gözlüklerinizin etrafından rahatlıkla çevrenizi görebiliyorsunuz. 2 metre mesafeden yaklaşık 70 ekranlı bir TV görüntüsü sağlayan Sihirli Gözlük
Myvu’nun ağırlığı ise 75 gram.

Sihirli Gözlük Myvu, zamanının çoğunu otobüs, tren veya uçakta geçirenler için yolculuk sırasında film izleme kolaylığı sunuyor. Günde en az iki saatini evden işe, işten eve serviste veya toplu taşıma araçlarında geçirenlerin yapması gereken tek şey “Sihirli gözlüğü” takmak ve iPod’larına yükledikleri video’yu seyretmek. Oldukça kolay kullanımının yanında, ilave pili sayesinde 3 filmi peş peşe izlemenize fırsat veriyor.

Ürün, 699 YTL (KDV dahil) satış fiyatı ile tüm D&R’larda satışa sunuldu.

Özellikler:
Gösterim Formatı: 320 x 240, 24 – bit renk, 50-60Hz çerçeve oranı
Optikler: Dual color LCDs SolidOptex Optik Sistem
Görüntü Ebadı: 2 metre mesafeden yaklaşık 27 inç (70 cm) ekranlı bir TV görüntüsü kadar
Video girişi: NTSC (ABD sistemi) ve PAL arasında otomatik tercihli
Güç: Li-ion şarj edilebilir pil 3.7V, 1440mAH
Ağırlık: 75 gram

Hürriyet

Etiketler: , , , , ,

06 Mayıs 2007 Pazar

Dört Günde Bir Beden İncelin

MAGAZİN TV

Aslında, Sağlık İçin Kesinlikle Yılın Her Dönemi Gerekli Olan Zayıflama ve Dolayısıyla Zayıflama Yöntemleri, Çoğunlukla Yaz Ayları Yaklaştığında Tam Bir Çılgınlık Halini Alıyor.

3-5 kilo fazlası olan da, 20 kilo fazlası olan da sıkı ve şok diyetler yapmaya başlıyor. Yanı sıra spor da devreye sokuluyor. Ancak zayıflama mümkün olsa bile bazı problemli bölgelerden kilo vermek neredeyse imkansız hale geliyor. Örneğin çok zayıf bir kadının basenleri ya da karnı hala yerinde durabiliyor. Bu da doğal olarak sıkıntı yaratıyor. Ne yazık ki, bölgesel yağlanmalardan şikayetçi olanlar, bu bölgeleri inceltmek konusunda bir hayli zorlanıyor. Ama artık, yaza formda girmek, sağlıklı bir cilde ve vücuda kavuşmak sanıldığı kadar zor değil.

Sapanca'da sadece kuşların sesini duyabileceğiniz bir ortamda yenilenmeye hazır olun. Richmond Nua'da yer alan Nua Touch bölümünde cildiniz ve vücudunuz yepyeni bir görüntüye kavuşacak. Türkiye'nin ve Avrupa'nın en donanımlı spa merkezlerinden biri olan Sapanca'da kurulu bulunan Richmond Nua, önümüzdeki haftalarda yepyeni bir merkezini daha konuklarının hizmetine sunuyor. Nua'nın yeni markası 'Nua Touch' sayesinde kısa sürede mükemmel bir görüntüye kavuşmanız mümkün.

Nua Touch'da dört gün boyunca uygulanan bir programla karın bölgesindeki yağlardan kurtulup, daha ince ve pürüzsüz bacaklara sahip olmak mümkün olabiliyor.Uzmanlar tarafından yapılacak vücut ölçümlemelerinin ardından başlayacak olan zayıflama programı, özel bir mönüyle destekleniyor. Ve vücudun belirli bölgelerine yerleşen inatçı yağlara Hypoxi'yle veda ediliyor.

Nua Touch adı altında getirilen yeni merkezde bir çok sağlıklı zayıflama yöntemi, diyet uygulama gibi sistemler bulunuyor ve Hypoxi, bunlardan sadece biri. Hypoxi için sağlıklı vücut şekillendirme demek de mümkün. Hypoxi yönteminde kişinin vücuduna vakum terapisi uygulanıyor. Vücudun problemli olan bölgeleri belirleniyor ve ona göre farklı cihazlarla o bölgelere vakum uygulanıyor.

Bu uygulama sayesinde vücut yağdan kilo kaybediyor ve diğer sistemlerde olduğu gibi hemen kilo almıyor. Tabii ki, bu yöntem beslenmeyle de destekleniyor. Richmond Nua'nın bu anlamda konuklarına destek veren bir de büfesi var. Hypoxi sistemi, şu anda halen Richmond Nua'nın dışında Memorial Hastanesi'nde var. Ancak bu sistemin Nua'da olmasının avantajı, buraya gelenler bir kamp havasında, şehirden uzaklaşarak, tamamen bu olaya konsantre olacak ve dört günde bir beden incelenerek evlerine dönecek. Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?

Dünyanın süper starlarının kullandığı 'Hypoxi' isimli bu yeni zayıflama sistemi Cameron Diaz, Michael Scumacher, Madonna ve Elizabeth Hurley gibi ünlüler tarafından rağbet görüyor. 4 günde 1 beden zayıflatan bu yeni sistem tüm dünyada da geniş bir yankı uyandırıyor. Çünkü bu yöntem sayesinde sadece kilo kaybı değil istenen bölgeden kilo vermek ve en önemlisi yağ yakmak mümkün oluyor.

Sapanca Richmond Nua Tel

0 264 582 21 00

Etiketler: , , , , , , , , ,

Güney'de Yaz...

MAGAZİN TV

Bugün 34 Derece Olan Sıcaklık Erken Gelen Yazın Habercisi Oldu.
BUGÜN 34 DERECE OLAN SICAKLIK ERKEN GELEN YAZIN HABERCİSİ OLDU.

Antalya ve çevresinde gölgedeki hava sıcaklığı dün 32 dereceye ulaştı. Bugün ise 34 derece olan sıcaklık erken gelen yazın da habercisi oldu. Hafta sonu kavrulan Antalya'da, salı ve çarşamba günleri sağanak yağmur bekleniyor. Hava sıcaklığının artmasıyla tatillerini Antalya'da geçiren turistler sahilleri ve turistik tesislerin havuzlarını doldurdu.

Antalya'da dün su eğlence merkezleri özellikle Rus turistlerin akınına uğradı.

Başkentte Muhteşem Düğün

MAGAZİN TV

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün Kızı Burcu Aygün, Görkemli Bir Düğünle Hayatını İşadamı Bereket Öner ile Birleştirdi.



Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün'ün kızı Burcu Aygün, görkemli bir düğünle hayatını işadamı Bereket Öner ile birleştirdi.



Bilkent Otel'de düzenlenen muhteşem düğüne, çiftin ailelerinin yanısıra 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, sanat ve siyaset dünyasının tanınmış simaları ile yaklaşık 2 bin 500 davetli katıldı. Oldukça görkemli geçen düğünde, Öner çiftine 8 kişi nikah şahitliği yaptı. Yeni evli çiftin nikahını Sincan Belediye Başkanı Hasan Altın kıyarken, şahitliklerini ise Süleyman Demirel, Deniz Baykal, Recai Kutan, Muhsin Yazıcıoğlu, Mehmet Ağar, Cemil Çiçek ve Ali Coşkun yaptı. İmzalar atıldıktan sonra 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Öner çiftinin evlilik cüzdanını verdi. Bu esnada ATO Başkanı Sinan Aygün'ün ve eşi Mine Aygün'ün duygulandığı görüldü.



Gecenin sonunda sahne alan ünlü türkücü İbrahim Tatlıses, geceye katılan davetlileri söylediği hareketli şarkılarla coşturdu. Tatlıses, söylediği şarkılarlarla hem kendi coştu, hem de geceye katılan çok sayıda davetliyi coşturdu. Seçimlerde memleketi Şanlıurfa'dan milletvekili olacağını açıklayan ünlü türkücü Tatlıses'e bazı davetlilerin 'Sayın Milletvekilim' diye hitap etmesi üzerine Tatlıses, 'Bu gece siyaset yapmayacağım' diye cevap verdi.



Cumhurbaşkanlığı seçim süreci nedeniyle yaşanan soğuk siyasi rüzgar düğünde de esmeye devam etti. Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, salona girişinde Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ile tokalaşmadığı dikkat çekti. Yan yana masalarda oturan Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Sanayi Bakanı Ali Coşkun ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, gece boyunca göz göze gelmemeye özen gösterdi. Baykal, Anavatan Partisi ile birleşme kararı alan DYP Genel Başkanı Mehmet



Ağar'a sarılarak 'Hayırlı Olsun' dedi. Siyasiler, gazetecilerin ısrarlı sorularına rağmen, seçimlere ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.

Etiketler: , , , , ,

Evli Mi, Değil mi

MAGAZİN TV


Genel seçimlerle ilgili düşüncelerini söyleyen Tatlıses, 'Keşke seçimler zamanında yapılsaydı. Kararım kesin. Önümüzdeki günlerde Urfa'ya gidip seçim gezilerine başlayacağım ve nabız yoklayacağım. Sonra da adaylığımı resmileştireceğim. Ben aslında sosyal demokrat bir insanım. Bütün siyasi partilere aynı yakınlıktayım ve kimseyi üzmemek için seçimlere bağımsız olarak katılacağım. Eğer seçilmezsem hemşerilerimin takdiridir deyip üzülmeyeceğim. Ama seçilirsem de sanatıma devam edeceğim. Milletvekilliği benim yüz birinci işim olacak. Biz bütün yüklere alışkınız' diye konuştu.

Bir basın mensubunun 'Seçildiğiniz zaman mal beyanında bulunmanız gerekecek. Listenizi hazırladınız mı?' sorusu üzerine gülümseyerek, 'Her milletvekili gibi ben de mal beyanında bulunacağım. Bundan doğal bir şey yok, gizli saklı bir şeyim de yok. Bu arada duyduğuma göre milletvekili maaşı da sanırım yaklaşık sekiz bin YTL. imiş. Vallahi iyi para, Allah bereket versin' şeklinde konuştu.

İbrahim Tatlıses, basın mensuplarının sorularını cavaplandırırken, 'Siz benim evli olduğumu bilmiyorsunuz değil mi?' diyerek kafaları karıştırdı ve konu hakkında açıklama yapmadı. İbrahim Tatlıses'in fuar süresince neşeli tavırları gözlerden kaçmadı. İbrahim Tatlıses, fuar ziyaretçileri tarafından milletvekilleri gibi uğurlandı.